Edebiyat dolu günler kapımızda!

12. Uluslararası Literatürk Kültür ve Edebiyat Festivali

En az Aristoteles´ten beri biliniyor ki, „Dostluk bir erdem ve bununla birlikte hayattaki en zaruri şeydir.“

 

Türkiye´de insan hakları ve basın hürriyetinin dramatik hali, Avrupa´da ve artan biçimde Almanya´da sağ popülizmin yükselişi, dünya çapında askeri karşı karşıya gelişlerin yaygınlaşması, milyonlarca insanın topraklarından sürülmesi, kötümser olabilmek için yeterince malzeme sunuyor. Peki dünya çapında hergün yaşanan tehditler, korku, açlık, krizler ve ölümcül şiddet dışında sanata ne kalıyor? Pes etmek, başka yere bakmak, ortadan kaybolmak mı? Ya da hüzün veya öfke mi? Literatürk gibi bir festival böylesi bir durumda ne yapmalı?


12. kez kapılarını açmaya hazırlanan Literatürk Festivali, Türkiye, Almanya ve diger ülkelerden yazarları bir araya getiren, onlara dünyaya bakışlarını aktaracakları bir alan sunan, takipçileriyle konuşma ve tartışma imkanı, bir başka deyişle karşılaşmalar ve tecrübeler aktarımları için mekanlar sunan bir sanat etkinliği. Festival aracılığıyla ülke sınırlarını aşan pek çok dostluk filizlendi: Türkiye, Almanya ve diğer ülkelerden sanatçı, yazar ve gazetecileri kapsayan geniş bir ağ doğdu. Onlar bize dünyayı ve meselelere bakışlarını tasvir ediyorlar, sorular soruyor, bize dokunan, içimize işleyen, aydınlatan kimi zaman huzursuz eden hikayeler anlatıyorlar ve kimi zaman sorumluluk almaya çağırıyorlar.


Bu nedenle bu yılki festival ana temamızı her zamankinden daha güncel buluyoruz. Dostluğun  farklı ülkelerde – aynı zamanda düşmanlığın zıttı olarak- ne anlam taşıdığını soruyoruz. Bireyler, toplumsal gruplar, kurumlar ve uluslar arasında dostluğu günümüzde belirleyen nedir? Dostluk ne zaman düşmanlığa, düşmanlık ne zaman savaşa dönüşür? Sosyal çatışmalardan, korkulardan, ön yargılardan, yabancı düşmanlığı ve ırkçılıktan şiddet nasıl doğar? Göçmenler ile yerleşikler arasında dostluklar nasıl kurulur? Dostlukta sosyal bir ütopya mı saklıdır?


24 Ekim - 3 Kasım tarihleri arasında bu sorulara yanıt arayacağımız bir edebi keşif gezimizde yazarlar, gazeteciler, müzik, şiir, açık oturumlar, tartışmalar ve karşılaşmalar sizi bekliyor.

 

Hayattaki en „zaruri şeyi“ başarmaya– dostlukla hayat vermeye- sizi davet ediyoruz.

 

Semra Uzun-Önder

Fatma Uzun

Johannes Brackmann

24 Ekim 2016 Pazartesi

12. Literatürk Festivali Açılışı

Giriş: 18:30, Başlangıç: 19:30

 

Selamlama Konuşması: Belediye Başkanı Franz Josef Britz

"Tutuklandık"

 

Hapishanede yazdığı kitabı „Tutuklandık“ta Can Dündar kendisini hapishaneye götüren ve ardından cadı avına dönüşen süreci anlatıyor. Tek kişilik hücresinde geçirdiği günlerde kaleme aldığı kitap, yazarın kendi kaderine ve ülkesinin parçalanmışlığına dikkat çekiyor. Dündar, otoriter biçimde idare edilen Türkiye´deki baskılara karşı direnişin en bilinen yüzü, basın ve ifade özgürlüğü mücadelesinin en önemli seslerinden biri olarak Literatürk´ün açılışına konuk oluyor.

 

 

Müzik: Gabriele Frece & Jürgen Koopmann

 

Moderasyon/Çeviri: Murad Bayraktar

 

Etkinlik Yeri: Lichtburg Essen, Kettwiger Str. 36, 45127 Essen

 

Giriş: 8 Euro, Ön satış: Lichtburg Sineması

 

25 Ekim 2016 Salı: Gregor Gysi

Dostluk!

Ulrich Noller ile Diyalog

 

Gregor Gysi, Almanya´da birleşmenin geride kalan 25 yılını belki de en çok etkileyen siyasetçilerden biri. Eski bir Doğu Almanya avukatlığından profesyonel siyasetçiliğe yükselen Gysi uzun yıllar Federal Parlamento´da Sol Parti´nin yüzü ve TV tartışma programlarının aranan ismi oldu. Hitap yeteneği ve keskin zekasıyla bugüne dek siyasi karşıtlarını dahi kendine hayran bırakan Gysi, Ekim 2015´de Sol Parti Federal Parlamento Grup Başkanlığından ayrıldıktan sonra ilk hatıra kitabı „İnişler Soldan“ı yayınladı. Kitapta Gysi, Stephan Hebel ile Batı´nın irritasyonları, Doğu Almanya nostaljisi, piyasa ekonomisi ve sosyalizm, partisinin başarı ve mağlubiyetleri, siyasetin insan olarak Grego Gysi´den aldıkları hakkında konuşuyor.

Başlama saati: 19:30

 

Etkinlik yeri: Zeche Carl, Wilhelm-Nieswandt-Allee 100, 45326 Essen

 

Katılım ücretsizdir

26 Ekim 2016 Çarşamba

Okuma ve Konser: Ayfer Tunç & Klare | Bektaş | Ak

Dünya Ağrısı

Yıl 2012, Türkiye´de taşra. İki farklı adam talihsiz otelci Mürşit ve maden mühendisi Uzay birbirleriyle karşılaşırlar. Ikisi der travmatik yaşanmışlıklarını gün yüzüne çıkaran bir linç saldırısının tanığı olurlar. Tesadüfi karşılaşmadan, bastırılmışlıkları aşmak için bir sohbet ve dostluk doğar. Okuma programımızda yazar Ayfer Tunç ile kitabı ve Türkiye ve dünyadaki güncel gelişmeler ışığında dostluğu konuşuyoruz.

Umutsuzluk ve dünya ağrısı bir yanda, müzik diğer yanda. Bu yüzden Ayfer Tunç´un okumasını Jan Klare (Saxksafon), Ahmet Bektaş (Ud) und Fethi Ak (Perküsyon) üçlüsünün konseri izliyor. Ünlü Trio 5. Creole-NRW 2015 Yarışmasının galibi olmuştu.

Moderasyon/Çeviri: Sabine Adatepe

 

Başlama saati: 20:00

 

Etkinlik yeri: Kulturzentrum Grend, Westfalenstraße 311, 45276 Essen

 

Giriş: 5 Euro

27 Ekim 2016 Perşembe: Frank Schablewski

 

Deprem dalgaları

 

Dostluk ve sevgiye dair hikayeler

Arkadaş sözcüğü Türkçe´de „arka“ kelimesinden türer, birbirinin ardını kollamayı ifade eder. Burada Gılgamış Destanı akla gelir. İki kahraman Kral Gılgamış ve Enkidu iki gün birbirleriyle savaşırlar, birbirlerinin gözlerine bakar ve aşık olurlar. Bu çiftin karşısında Uruk kenti boyun eğer. Frank Schablewski hikayeleri ve şiirlerinde aşktaki dostluğu ve dostluktaki aşkı anlatır. Henüz yayınlanmamış kitabı deprem dalgalarında şair ve yazar Schablewski aşk ve dostluğa dair hikayeler örüyor: Bir öğretmen ve öğrencinin dostluğu ve aşkı, üç adamın bir gence dostluğu ve aşkı, evli bir çiftin cinayetle sonlanan dostluğu ve aşk. Kitabın edebi çalışmaları NRW Sanat Vakfı´nın İstanbul Bursu ile desteklendi.

Başlama saati: 20:00

 

Etkinlik yeri: Zentralbibliothek Essen, Hollestraße 3, 45127 Essen

 

Giriş: 5 Euro

28 Ekim 2016 Cuma: Lotta Lundberg

 

Yıldız Saati - Aşk, Saygı ve Dostluğu Ararken

New York 1932: Boyca küçük kalmış Glauer ve Ka bir ucube gösterisinde rol almaktadırlar. „İçeri girin, bakın ve şaşırın“ diyerek Glauer Coney Islandlı müşterileri gösteriye çekmektedir. O ve Ka meraklı bakışlara ve berbat aşağılamalara alışıktırlar. Ama normal bir yaşam da mümkün olmalı? Almanya´ya giden bir buharlı gemiye binerler. Hedefleri Berlin ve onun renkli yaşamıdır. Orada dünyanın en küçük adamı Verner ve yalnız çiçekçi kız Nelly ile karşılaşırlar. Ama zaman değişmekte ve güvensizleşmektedir, Stockholm´deki eğlence parkı „Gröna Lund“tan (Yeşil Ormancık) sahneye çıkma teklifi aldıklarında memnuniyetle kabul ederler. Lotta Lundenberg romanı Yıldız Saati´nde muhteşem bir yolculuk ve zor zamanlarda sevgi ve saygıya özlemi sürükleyici ve güçlü bir dille anlatıyor.

Başlama saati: 20:00

 

Etkinlik yeri: Rü-Bühne, Girardetstr. 10, 45131 Essen

 

Giriş: 5 Euro

29 Ekim 2016 Cumartesi: Özgür Mumcu

Barış Makinesi

Başlangıçta bilimkurgu gibi görünen hikaye, tarihsel kesitler içeren bir macera romanına dönüşüyor. Barış makinesinde felsefi konular, örneğın insanın varlığı ve barışın mümkün olabilirliğine dair merkezi sorunun etrafındaki herşey tartışılıyor. Özgür Mumcu´nun Sırp, Türk ve Fransız karakterleri toplumsal barış gibi iyi niyetli bir hedef olarak toplumsal barışın olabilirliği sorusuna cevap arıyorlar. Yazar, bu sorulara cevap ararken okuyucularına belirli bir bakış açısını empoze etmeye veya ona birşeyler öğretmeye çalışmıyor, daha ziyade konu üzerine düşünmeye davet ediyor. Romanın hikayesi Birinci Dünya Savaşı´nın hemen öncesinde ve İstanbul´dan Manisa´ya oradan Paris ve Belgrad´a uzanan geniş bir coğrafyada geçiyor.

Moderasyon ve Çeviri: Sabine Adatepe

 

Başlama Saati: 20:00

 

Etkinlik Yeri: Kulturzentrum Grend, Westfalenstr. 311, 45276 Essen

 

Giriş: 5 Euro

Cadı Kazanında Mektup Arkadaşlığı

#LiteratürkDialoge.

30 Ekim 2016 Pazar: Karen Krüger & Dilek Zaptçıoğlu

Türk-Alman ilişkilerinin karşı karşıya olduğu dayanıklılık testi, içsel bir perspektiften nasıl görünüyor? İki ülkeyi de çok yakından tanıyan gazeteci-yazarlar Karen Krüger ve Dilek Zaptçıoğlu, Literatürk öncülüğünde kurdukları çok uluslu ve kültürlü dostluklar temalı mektup alışverişinin bilançosunu ortak bir programda çıkarıyorlar.

Mektuplar şu linkten okunabilir: http://literatuerk-dialoge.jimdo.com/

Moderasyon: Sabine Adatepe

 

Başlama saati: 20

 

Etkinlik yeri: Casa (Grillo-Theater), Theaterplatz 11, 45127 Essen

 

Giriş: 5 Euro

31 Ekim 2016 Pazartesi: Meral Kureyshi

Bahçedeki Filler – Bulanıklıkta Yaşam

Babasının ani ölümüyle boşluğa düşen hikayenin kahramanı genç kız bir yıl boyunca bulanık bir yaşam sürdürür, kafasına estiğince üniversitedeki derslere katılır, trenle seyahat eder, şimdiye kadarki yaşamının mekanlarına uğrar, Prizren´e seyahat eder. On yaşlarındayken ailesiyle birlikte terk etmek zorunda kaldıkları, Osmanlı izlerini taşıyan kentteki masalsı çocukluğuna dair anılar, onun İsviçre´deki bugününe güçlü tesirlerde bulunmaktadır. Ama çocukluğunun dünyasını yeniden Prizren´de tekrar bulamaz, o da değişmiştir. Yeni ülkesinde kendine yeni bir yer aramaktadır, yeni bir dil. Yalnız annesinin, kendi başına hareket edemezliğine güçlükle katlanmaktadır ve her yeni Almanca kelimeyle ona olan mesafesi artmaktadır. Annesi kendisini gitgide izole ederken, hikayenin kahramanı durağanlıktan kurtulmaya çalışmaktadır.

Başlama Saati: 20:00

 

Etkinlik Yeri: Proust Wörter + Töne, Am Handelshof 1, 45127 Essen

 

Giriş: 5 Euro

1 Kasım 2016 Salı: Constantin Schreiber

Merhaba Mülteci!

Almanya´ya Hoşgeldiniz!

İltica etmek – yabancı bir ülkeye! 2015 yılı sonuna kadar bir milyonun üzerinde mülteci Almanya´ya geldi: Suriyeliler, Iraklılar, Afganlılar, Mağribiler ve Afrikalılar, Balkan halkları. Onların pek çoğu için Almanlar yabancı bir halk. Almanya´ya dair bildikleri: Güvenli, zengin ve köken ülkelerinin artık sunamadığı bir yaşamı sunabildiği. Ama gündelik yaşamın, hayatın ve kültürün ne derece farklı olduğuna dair pek çoğunun bir öngörüsü yok. Constantin Schreiber 2016´da yayınlanan kitabında Almanya´nın nasıl işlediğini ve mülteciler ile Arap dünyasının, Almanların değer ve yaşam biçimlerini nasıl gördüklerini, onların Almanya imajları ile Almanların kendilerini tanımlayışları arasındaki farkları ortaya koyuyuyor. Arapça Almanca olarak iki dilli olarak yayınlanan kitap, birbirini karşılıklı olarak daha iyi anlamaya hizmet ediyor.

Moderasyon: Nicolaos Georgakis

 

Başlama saati: 20:00

 

Etkinlik yeri: Kulturzentrum Grend, Westfalenstr. 311, 45276 Essen

 

Giriş: 5 Euro

2 Kasım 2016 Çarşamba: Wolfgang Schorlau

Koruyucu El – NSU, Devlet Koruma Teşkilatı ve kurbanlara dair edebi bir soruşturma

Wolfgang Schorlau´nun 2015´de yayınlanan polisiye romanı yakın zamanda yaşanan Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü´nün (NSU) işlediği terör cinayetlerinin etrafındaki vakaları ele alıyor. Schorlau´nun polisiyesinin kahramanı özel dedektif Georg Dengler, Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos´un ölümlerini aydınlatmakla görevlendirilir. Schorlau, kitabında pek çok orijinal kaynağa dayanıyor ve Demokratik Almanya´daki aşırı sağ çevrelerden, 1991´de dağıtılan kontrgerilla (Stay behind organisation) ve bugünkü NSU´ya uzanan tarihsel bir çizgi çekiyor. Ya bu kamu kurumlarının bir beceriksizliği değilse? Katillerin üzerinde kimin koruyucu eli var? Burada Devlet Koruma Teşkilatı´nın rolü ne? Koruyucu el, savaş sonrası dönemin en büyük polisiye vakasına dair bir edebi soruşturma ve güncelliğini korumaya devam ediyor.

Başlama saati: 20:00

 

Etkinlik yeri: Zentralbibliothek Essen, Hollestraße 3, 45127 Essen

 

Giriş: 5 Euro

3 Kasım 2016 Perşembe: Wilhelm Schmid & Tanıl Bora

Arkadaşlıktaki Saadete Dair

Dostluklar olmadan hayat nasıl olurdu? Ama dostluk genel olarak nedir ve ne kadar mümkündür? Filozof Wilhelm Schmid dostluk fenomenine dair bir kitap yazdı, siyaset bilimci Tanıl Bora ise bunu Türkçeye çevirdi ve Birikim dergisinde konuya dair özel bir sayı hazırladı. Literatürk, kendileriyle sınırlar, kültürler ve diller ötesinde dostluklarda benzerlikler ve belki de farklılıkları konuşmak üzere iki yazar ve düşünürü biraraya getiriyor.

Moderasyon: Sabine Adatepe

 

Başlama saati: 20 Uhr

 

Etkinlik yeri: Café Central (Grillo), Theaterplatz 11, 45127 Essen

 

Giriş: 5 Euro

Tüm etkinliklerin giriş kartları, programlar öncesinde kurulan kasalardan temin edilmektedir. Ön satış sadece, 24 Ekim´deki açılış etkinliği için mümkündür, biletler Lichtburg sineması gişesinden edinilebilir.

Druckversion Druckversion | Sitemap
© Kulturzentrum Grend